Jung Psikolojisinde Rüya Yorumu Tekniği ile Astrolojik Analizin Karşılaştırması

Jung Psikolojisinde Rüya Yorumu Tekniği ile Astrolojik Analizin Karşılaştırması

 

Bu yazıda Jung psikolojisinin «rüya» yorumuna bakışı, Astroloji açısından faydalı olabilecek yönleriyle ele alınacaktır.

 

Bu analize başlarken, Astrolojik perspektiften baktığımızda «Rüya» ve «Astroloji»nin, Astroloji’de aynı ev (9.ev) tarafından gösterildiğini hatırlamakta fayda var.

 

Astrolojide dokuzuncu ev hem «rüyaları» hem de «astrolojiyi» gösterir.

 

Aynı sembolün bu iki kavramı da ifade etmesi, bu iki kavram arasında bazı benzerlikler olabileceğini çağrıştırmaktadır.

 

Bu yazıda rüya yorumlama tekniği ile astrolojik analizin benzer özelliklerinin altını çizeceğiz.

 

Öncelikle, Jung’un «rüyalara» yaklaşımını, Frieda Fordham’ın Jung’un tüm çalışmalarından özetlediği şekliyle okuyalım:

«Rüya, ruhsal etkinliğin bir belirtisidir.

 

Rüya, bilinçli davranışa belirleyici bir öğedir.

 

Rüya, irade dışında, kendiliğinden olan ruhsal bir üründür.

 

Rüya, rüya sahibinin bilinçdışının doğrudan bir ifadesidir.»

 

Buraya kadar Jung psikolojisinde rüyanın ne anlama geldiğini gördük. Rüya yorumu tekniği ve Astrolojik Analiz çok farklı iki materyali incelemektedir. Rüya, bilinçdışının kendiliğinden bir ürünüdür. Bunun bilinçli davranış üzerinde etkisi vardır. Bu sebeple, rüyaları anlamak önemlidir.

 

Astroloji ise belli bir tarihte, saatte, dakikada, saniyede ve lokasyonda meydana gelen gök cisimleri konfigürasyonunu temel analiz nesnesi olarak kabul eder. Astrolojinin incelediği nesne, bireysel ruh hallerinden, hissedişlerinden, duygularından ve dalgalanmalarından bağımsızdır. Böyle baktığımızda, rüya ile astrolojiyi karşılaştırmak anlamsızdır.

 

Ancak rüya yorumu tekniği ile astrolojik analizi aynı potada eriten ortak bir özellik vardır. İki analiz tekniği de, kolektif bilinçdışının arketiplerini sembolik düzeyde içeren materyali araştırma nesnesi olarak seçmiştir.

 

Bu açıdan astroloji, genel olarak rüyalarla değil, sadece Kolektif Rüyalarla benzerlik göstermektedir.

-•—•-•-•—•-

Fordham’ın rüya yorumu tekniği için yaptığı özette, tekniğin aşamaları şöyle açıklanır:

«Jung, rüya yorumu tekniğinde kuvvetlendirme yöntemini kullanır.

 

Rüya yorumunda, birinci adım rüyanın kapsamının tümüyle belirlenmesidir:

1)Rüya ile rüya sahibi ve onun yaşamı arasındaki ilişkiler ağına açıklık kazandırılmalıdır.

2)Rüyada sergilenen çeşitli imajların önemi saptanmalıdır.

 

Her imaj ve sembol, sırayla göz önüne alınıp bunların rüya sahibi için ne anlama geldiği saptanmalıdır.»

 

Astroloji, Doğum Haritası analizi tekniğinde, benzer biçimde doğum haritasındaki unsurlarla (gezegen, burç, ev, açı, vb.) doğum haritası sahibi arasındaki ilişkiler ağına açıklık kazandırmayı amaçlar.

 

Doğum Haritasındaki çeşitli sembollerin önemi saptanır.

 

Bu semboller, sırayla göz önüne alınır ve bunların Harita sahibi için ne anlama geldiği saptanır.

 

Tekrar hatırlatmakta fayda var, teknikteki bu ortak özellikler asla rüya materyali ile astrolojik materyal arasında bir aynılık durumu olduğunu iddia etmez. Rüya bilinçdışı bir üründür. Doğum Haritası ise somut, nesnel, belirli bir tarih, zaman ve lokasyona sahip bir gökyüzü şemasıdır. Burada benzerlik, iki tekniğin, araştırma nesnelerine yaklaşımındadır.

 

Vurgulamamız gereken, iki teknikte de, analiz materyali (rüya, doğum haritası) ile materyalin sahibi (rüya sahibi, harita sahibi) arasındaki ilişkiler ağına açıklık kazandırma çabasıdır.

 

İki teknikte de çeşitli sembollerin önemi saptanmaktadır.

 

İki teknikte de analiz materyalinin, materyal sahibi için  ne anlama geldiği saptanmaktadır.

-•—•-•-•—•-

Fordham, rüya yorumu tekniğinde, serbest ilişki yöntemi kullanıldığını aktarır:

«Serbest ilişki, rastgele ilişkiler dizisini nereye giderse gitsin izler.

 

Serbest ilişki yönteminde rüya sahibi bir ilişki kuramayacak duruma gelirse, bu önemlidir. Bu bir tıkanıklığı gösterir. Bu rüya imajının yakınında özel bir karanlığın hüküm sürmekte olduğunu gösterir.

 

Bu durumda, sürekli olarak imaja geri dönmek gerekir. Rüya sahibine, o sözcüklerin ne anlama geldiği sorulur. O nesneyi tanımlaması istenir. O nesnenin tarihini anlatması istenir. Bu yöntemle, rüya imajının bütün sınırları saptanabilir. Bu yöntem rüyadaki bütün imajlar için uygulanırsa, rüya yorumu tekniğine başlamaya hazır duruma gelinir.»

 

Rüya yorumu tekniğindeki serbest ilişki yöntemi, Astroloji’de Doğum Haritası danışmanlığında, danışanın geri-bildirimlerine verilen önem ile karşılaştırılabilir.

 

Doğum Haritası danışmanlığında, sadece Astrolog konuşmaz. Astrolog, Doğum Haritasında tespit ettiği bazı sembolleri, danışana sormalıdır. O sembolün, danışan için ne anlama geldiğini, danışanda neler çağrıştırdığını sormalıdır. Danışan, rastgele ilişkiler dizisi şeklinde bir geri-bildirimde bulunabilir. Bu rastgele ilişkiler dizisi nereye giderse gitsin, Astrolog izlemelidir. Bu izlek danışanın Doğum Haritasını nasıl ifade ettiği konusunda çok önemli bilgiler taşımaktadır.

 

Ancak, danışan, Doğum Haritasındaki bir sembol ile hiçbir ilişki kuramayacak duruma gelebilir, bu önemlidir. Bu bir tıkanıklığı gösterir. Bu Doğum Haritasındaki sembolün yakınında özel bir karanlığın hüküm sürmekte olduğunu gösterir. Böyle bir sembole özellikle önem verilmektedir.

 

Bu sembol (bir gezegen, bir stelyum, bir burç, bir açı kalıbı, bir ev, vs.) bilinçdışı çalışmaktadır. Gölge yönüyle tezahür etmeye meyillidir. Yansıtma sürecinde diğer insanlara veya durumlara yansıtılabilir.

 

Bu durumda, sürekli olarak Doğum Haritasındaki bu sembole geri dönmek gerekir. Harita sahibine, o sembolün ne anlama geldiği sorulur. O sembolü tanımlaması istenir. Bu yöntemle, sembolün sınırları saptanabilir. Bu yöntem Doğum Haritasındaki bütün semboller için uygulanırsa, Doğum Haritası yorumlama tekniğine başlamaya hazır duruma gelinir.

 

Bu sebeple Doğum Haritası Danışmanlığında, Astrolog’un haritayı çalışması, analiz etmesi ve anlamlandırması kadar danışanın geri-bildirimleri de önem taşır. Astrolog’un, Harita sahibinin geribildirimlerini dinlemesi gerekir. Harita sahibinin hangi sembollerde tıkandığını tespit etmelidir. Tıkanmanın devamında, Harita sahibinin yüreklendirilmiş ve yönlendirilmiş geribildirimleri ışığında haritadaki sembollerin sınırını saptaması gerekir.

-•—•-•-•—•-

Fordham, rüyanın iki düzeyde yorumlanabileceğini söyler:

«1)Nesnel Düzey

2)Öznel Düzey

 

Nesnel Düzey: Rüyanın, çevrede olup bitenlerle ilişkisi kurulur. Rüyada görünen insanlar gerçek olarak alınır. Onların rüya sahibiyle ilişkileri ve olası etkileri analiz edilir.

 

Öznel Düzey: Rüyadaki figürlerin rüya sahibinin kişiliğinin belirli yönlerini temsil ettiği kabul edilir.»

 

Modern Astrolojide, rüya yorumu tekniğindeki bu iki düzeye benzer şekilde iki yorumlama şekli vardır.

 

İlk yorumlama biçiminde, harita, klasik astrolojide olduğu gibi, danışan ve çevresindeki nesnel dünyadaki tüm unsurları kapsayan dışsal bir şema olarak yorumlanır. Bu yorum şeklinde, danışanı sadece yükselen yöneticisi gösterir. 4.ev yöneticisi babası, 7.ev yöneticisi eşi, 10.ev yöneticisi annesidir. 

 

Bu ilk yorumlama şeklinde, Doğum Haritası, danışanın çevrede olup bitenlerle ilişkisini açıklar. Doğum Haritasındaki semboller, gerçek insanlar olarak alınır. Onların harita sahibiyle ilişkileri ve olası etkileri analiz edilir.

 

Modern astrolojideki diğer yorumlama biçiminde, Doğum Haritasındaki tüm unsurların, Harita sahibinin kişiliğinin belirli yönlerini temsil ettiği kabul edilir. Örneğin 4.ev o kişinin aileye yaklaşımıdır, 7.ev o kişinin bir ilişkiye yaklaşımıdır, 10.ev kariyere yaklaşımıdır. Haritadaki tüm semboller, o kişinin yönleridir.

-•—•-•-•—•-

Astroloji ile rüya yorumu tekniğinin en çok benzeştiği alan Kolektif Rüyalar‘dır.

 

Fordham, Kolektif Rüya için şöyle der:

«Kolektif Rüya:

-Kişisel önemlilikten çok daha fazlasını içerir.

-Canlıdır.

-Şaşırtıcı, anlaşılmaz semboller içerir.

-Bunların rüya sahibi ile ilişkilerini izlemek güçtür.

 

Kolektif Rüyanın anlaşılması için, içindeki sembollerin başka zamanlarda başka insanlar için ne anlama geldiklerini öğrenmek gerekir.

 

Bunun için Mitolojiden yararlanılır.»

 

Astroloji de aynı Mitoloji gibi kolektif bilinçdışının arketiplerinin zengin bir hazinesidir. Astroloji, Güneş, Ay, Doğum Haritası (Güneş Çarkı), Gezegenler (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn), sabit yıldızlar (Castor, Pollux, Algol, vb.) ve Güneş’in ufuktan doğuşu, en yüksek noktaya tırmanışı ve batışı gibi arketipsel imajlardan oluşur.

 

Bu semboller canlıdır.Kişisel önemlilikten çok daha fazlasını içerir. Koç burcu, Güneş ya da Ay Arketipleri, hâlâ toplumdaki tüm bireylerin kolektif bilinçdışında yaşamaktadır. Bunlar kişiselliğin ötesinde, tüm insanlar ve insanlık tarihi açısından bir önem içerir. Bu arketiplerin harita sahibi ile ilişkilerini izlemek güçtür; ve Doğum Haritası Danışmanlığının amacı bu ilişkileri saptamaktır.

-•—•-•-•—•-

Fordham, Jung’un kolektif bilinçdışı için sarf ettiği şu sözleri özetler:

«Bilinçdışı olarak hâlâ atalarımız gibi düşünmekteyiz.

 

Bu kolektif bilinçdışı durumu anlamak:

-Deneylerimizi derinleştirmeyi,

-Yeni olanaklar yaratmayı,

-Köklerimizi keşfetmemizin getireceği kararlılığı ve coşkuyu, sağlar.»

 

Mitoloji ve Astroloji, bilinçdışı olarak hâlâ atalarımız gibi düşünmemiz sebebiyle hâlâ güncelliğini korumaktadır.

 

Mitoloji ve Astroloji, kolektif bilinçdışının arketiplerini içerir.

 

Astrolojik Analiz sayesinde, bu kolektif bilinçdışı arketipleri anlamak:

-Deneylerimizi derinleştirmeyi,

-Yeni olanaklar yaratmayı,

-Köklerimizi keşfetmemizin getireceği kararlılığı ve coşkuyu, sağlar.

 

Bu sebeple Doğum Haritasındaki sembolleri anlayan kişi, bu kararlılığa ve coşkuya erişecektir.

-•—•-•-•—•-

Fordham, Kişisel Rüya ile Kolektif Rüyayı karşılaştırır:

«Kişisel Rüya, bireysel bilinçdışından türer.

 

Kişisel Rüya, rüya sahibinin yaşantısının kişisel yönleriyle ilgilidir.

 

Kolektif Rüya, kolektif bilinçdışının arketiplerini ortaya koyar.

 

Kolektif Rüya, rüya sahibi için olduğu kadar başkaları için de önemlidir.

 

Arketiplerin, insanlar üzerinde her zaman belirli bir etkisi vardır.

 

Kolektif Rüya, karmaşık ve anlaşılması güçtür. Anlamlandırmak için Mitoloji’ye başvurulur. Rüyanın kolektif anlamı aydınlatılır. Böylece rüyanın, rüya sahibiyle olan bağlantısı ortaya çıkarılır.»

 

Astroloji, kolektif bilinçdışındaki arketipsel imajları, Güneş, Ay, Gezegen gibi semboller şeklinde içerir. Bu arketipler, harita sahibi için olduğu kadar başkaları için de önemlidir. Herkesin haritasında Güneş, Ay ve  5 klasik gezegen ile 3 modern gezegen arketipleri vardır. Bu arketipsel imajlar, yani semboller, harita sahibi kadar tüm insanlık için de önemlidir.

 

Arketiplerin, insanlar üzerinde her zaman belirli bir etkisi vardır. Hayatında ilk defa Koç burcunu, Güneş’i veya Ay’ı duyan biri, bu etkiyi hissedecektir ve bu etki altına girecektir.

 

Doğum Haritası Danışmanlığının amacı, arketiplerin büyüleyici etkisi altında hapsolmadan, bunları bilince taşımak ve anlamaktır.

 

Doğum Haritası, karmaşık ve anlaşılması güç arketipsel imajlara ve sembollere sahiptir. Bunları anlamlandırmak için Astrolojik külliyata, tanımlamalara, açıklamalara, formüllere, kurallara ve kaidelere başvurulur. Böylece, Doğum Haritasındaki kolektif bilinçdışı arketipleri aydınlatılır. Böylece Doğum Haritasındaki arketiplerin, harita sahibiyle olan bağlantısı ortaya çıkarılır.

-•—•-•-•—•-

Fordham, Kolektif Rüya’nın kehanet özelliğinden bahseder:

«İlk çağlarda, Kolektif Rüyada, bir kehanetin bulunduğu kabul edilir.

 

Bu kehanetle ilgili rüyalara örnek Firavun’un rüyası ve Yusuf’un yorumudur.

 

Rüya, ileriyi görebilir. Geleceğe ait rüyalar vardır.

 

Geleceğe ait rüyaları Jung, şöyle açıklar:

-Yer ve zaman bilincimizin ürünüdür.

-Bu sebeple görelidirler.

-Bilinçdışının bu kavramlara uygun çalışmadığı görülür.»

 

Astrolojik analizinin mümkün olması, Kolektif Rüyanın kehanet özelliğiyle aynı mekanizmaya dayanır.

 

Yer ve zaman bilincin ürünüdür. Biz bilinçli aklımızla yeri durağan ve bir mekana sahip olarak kavrarız, zamanı ise lineer, ilerleyen bir fenomen olarak algılarız. Ancak bilinçdışı bu tanımlamalara hapsolmak zorunda değildir. Bilinçdışı için tüm zamanlar aynı anda eşzamanlı var olmaktadır. Yer ise, üç boyutlu duyuşlardan bağımsızdır. Bu sebeple Kolektif Bilinçdışı materyal gelecek ve geçmiş hakkında bilgi içerebilir. Kehanet içeren rüyalar ve Astrolojik öngörü bu sayede mümkündür.

 

Kolektif Rüyada veya Doğum Haritasında ortaya çıkan arketiplerin yorumlanması sonucunda, gelecek hakkında öngörüde bulunabilir.

 

Bu ortak kehanet özellikleri, neden «Rüya» ve «Astrolojinin», Astroloji’de aynı ev (9.ev) tarafından gösterildiğine bir cevap sunmaktadır.

-•—•-•-•—•-

Şimdi Rüya ve Astrolojinin ortak olmayan, sadece Rüya’ya ait olan özelliklere Fordham’ın özetiyle bakalım:

«Rüyanın önemli bir özelliği, bilinçli bir davranışı tamamlama eğilimidir.

 

Rüyanın, sadece bir stimulus ile açıklanışı eksiktir.

 

Rüya, olayları tamamen aynı biçimde yinelemez. Onlara bir şeyler ekleyip çıkarır. Deneyimi toparlar. Tamamlayıcıdır.

 

Rüya, ters yönden çalışabilir.

 

Rüya, kişiliğin bilinmeyen bir yönünü gösterip gizli çelişkileri ortaya çıkarabilir.

 

Rüya, gizli bir isteği dile getirebilir.

 

Rüya, tehlike uyarısında bulunabilir.

 

Rüya, çok önceden görülmüş, işitilmiş ya da okunmuş ve sonradan unutulmuş şeyleri yeniden canlandırabilir. Uzaklarda kalmış deneyimleri hatırlatabilir.

 

Birbirine yakın insanlar, birbirlerine daha önce söylemeden aynı rüyayı görebilir.

 

En ilgi çekici rüyalar, bilinçdışının bilinçli davranışı tümüyle değiştirmeyi amaçladığı rüyalardır.

 

Bu rüyalar, bilinçdışında kendiliğinden ortaya çıktığı görülen, tümüyle yabancı bir şeyi ilgi çekecek kadar berrak bir biçimde ortaya koyan rüyalardır.

 

Bu rüyalar çok etkileyicidir. Rüya sahibi, herhangi bir yoruma gerek kalmadan değişir.

 

Rüya, iç ve dış koşulların rüya sahibince fark edilmeyen yönlerini sergiler.

 

Bireyleşme rüyalarının bir amacı vardır.»

 

Bu özellikler rüya yorumu tekniğinin temel araştırma materyali olan rüyanın, Astrolojik analizin temel araştırma materyali olan Doğum Haritasından ayrıştığı, rüyaya özel niteliklerdir.

 

Bu sebeple rüya yorumu tekniği ile astrolojik analizin araştırma materyallerinin aynı olmadığını tekrar hatırlatmakta fayda var.

 

Rüya yorumu tekniği ile Astrolojik analizin ortak materyali sadece Kolektif Rüyalar için geçerlidir.

 

Bu ortak materyal ise, Kolektif Bilinçdışının Arketipleridir.

-•—•-•-•—•-

Son olarak Rüya Yorumu Tekniği ile Astrolojik Analizin en önemli ortak özelliğine değineceğiz. Bu özellik, rüya sahibi ya da harita sahibinin aktif katılımıdır.

 

Yani, rüya ya da harita sahibinin, kendi materyalini kendi anlamlandırmasıdır.

 

Bu noktada analizci veya astrolog, rüya ya da harita sahibine bu anlamlandırma sürecinde eşlik eder.

 

Onun görevi rehberlik etmektir.

 

Zengin bir etkileşim, interaktif söyleşi, diyalog ve geri-bildirim, iki tekniği de mümkün kılan vazgeçilmez koşuldur.

 

Şimdi Fordham’ın bu hususta özetini okuyalım:

«Jung, bir hastaya hiçbir zaman bir yorumu kabul ettirmeye çalışmaz.

 

Rüya sahibinin rüyasını kendisinin anlaması, analizcinin anlamasından daha önemlidir.

 

Rüya yorumu tekniği, karşılıklı düşünme ve kabullenme esasına dayanır.

 

Jung’un yapıtları, hastaların kendi bilinçdışı gereçlerini ele alabilmelerine yardımcı olmayı amaçlamıştır.

 

Rüya sahibi, rüya üzerinde çalışarak, kendi bağımsızlığını geliştirebilir. Bir dereceye kadar kendi bilinçdışını anlamayı öğrenebilir.

 

Bu teknikle rüya sahibi, kendisini harekete geçiren fantezileri daha gerçek bir duruma getirir ve böylece onların ne olduğunu daha iyi bilir.

 

Rüya yorumlama tekniğinde, etkin bir ortaklaşa çalışma ile, sonsuz bir fantezi denizinde amaçsız dolaşıp durmaya engel olunur.

 

Rüya yorumlama tekniğinde, etkin bir ortaklaşa çalışma ile, rüya yalnızca bilgi kaynağı değil, yaratıcı güç kaynağı olur.»

 

Astrolojik Analizde de Astrolog, danışana hiçbir zaman bir yorumu kabul ettirmeye çalışmamalıdır.

 

Harita sahibinin, Doğum Haritasını kendisinin anlaması, Astrolog’un anlamasından daha önemlidir.

 

Bu sebeple, Astrolog, Doğum Haritasındaki sembolleri tek tek anlaşılmaya hazır hale getirerek, danışanın kendisinin anlamasına izin vermelidir.

 

Bu ancak karşılıklı düşünme ve kabullenme esasına dayanır.

 

Astrolog’un bilgi paylaşımı, Doğum Haritası sahiplerinin, haritalarını ele alabilmelerine yardımcı olmayı amaçlamalıdır.

 

Harita sahibi, doğum haritası üzerinde çalışarak, kendi bağımsızlığını geliştirebilir. Bir dereceye kadar kendi kişiliğini anlamayı öğrenebilir.

 

Burada tavsiye edilen danışanın astroloji bilmesi değildir. Astrolojik lisanı çözümlemek Astrolog’un işidir. Ancak bu noktadan sonraki aşama danışana düşmektedir. Astrolojik sembol, onun kişiliğinde ve hayatında nereye tekâbül etmektedir. Ne anlama gelmektedir. Bunu danışan kendi bulmalıdır.

 

Danışanın bağımsızca kendi kişiliğini anlamayı öğrenebilmesi için Astrolog ona rehberlik eder.

 

Astrolog, Danışanın bu anlama yolculuğuna eşlik eder.

 

Böylece, Harita sahibi, kendisini harekete geçiren Astrolojik Arketipleri ve sembolleri daha gerçek bir duruma getirir ve böylece onların ne olduğunu daha iyi bilir.

 

Doğum Haritası Danışmanlığının faydası buradadır. Astrolojik Analizde, Astrolog ve Danışanın etkin bir ortaklaşa çalışması ile, sonsuz bir Arketip Okyanusunda amaçsız dolaşıp durmaya engel olunur.

 

Doğum Haritası Danışmanlığında, Astrolog ve Danışanın etkin bir ortaklaşa çalışması ile, Doğum Haritası yalnızca bilgi kaynağı değil, yaratıcı güç kaynağı olur.

 

Kişi, kendini bilir.

 

Efe Erten, 23 Eylül 2020, İstanbul

 

İllüstrasyon: «Kırmızı Kitap», imge 55, C.G.Jung

 

Kaynakça

 

Fordham, Frieda. Jung Psikolojisinin Ana Hatları. Say Yayınları, 2019

 

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

 

Jung, Carl Gustav. 6 Psychologische Typen. H.G. Baynes, Princton University Press, 1976

 

Jung, Carl Gustav. Analitik Psikoloji Sözlüğü. Pinhan Yayınları, 2016

© 2020 by Efe Erten Astrolojik Danışmanlık. 

  • w-facebook
  • Twitter Clean
  • Beyaz Instagram Simge
  • Beyaz YouTube Simgesi
  • Beyaz Blogger Simge

 / Istanbul, Turkey