Özel Kavuşumla Doğanlar 3: Uranüs Neptün Kavuşumu

Özel Kavuşumla Doğanlar 3: Uranüs Neptün Kavuşumu

 

Yazı dizisinin üçüncü bölümünde Uranüs Neptün Kavuşumuyla doğanlardan bahsedeceğiz.

 

Uranüs Neptün 171 yılda bir kavuşur.

 

Kimde var?

  • 1990, 1991, 1992, 1993, 1994, 1995 (Oğlak)

 

Anlamı:

·                Özgürlük ideali

·                Bireyliğin dağılması

 

Doğum Haritasında Uranüs Neptün Kavuşumuna sahip kişiler:

-Bulanık bir özgürlük anlayışına sahiptir

-Bireyliği çözülür

-Bağımsızlığa kendini adar

-Normal kabul edilenin dışındaki bir ideali vardır

 

Doğum Haritasında Uranüs Neptün Kavuşumuna sahip olanların hayatında bir konuda «bireyliğin dağılması» teması tecrübe edilir. Bu konuyu Doğum haritasında bulunduğu ev, süreci de bulunduğu burç belirler.

 

Doğum Haritasında Uranüs Neptün Kavuşumuna sahip olanlar bireyleşmeyi kısıtlayan, hapsedici kalıplardan özgürleşmenin hayalinin kurar. Eski yapıyı yıkıp, yerine yepyeniyi koymanın özlemini duyar. Eskiyi kesip atmak beklentisindedir. Ancak bu özgürlük hayali bir idealizasyona dönüşmüştür. Devrim, isyan ve başkaldırı konulu fantezi-ıztırap modelleri geliştirilir. Yani kişi, her şeyi altüst etmeyi, mevcut düzeni yıkmayı ve yeniyi getirmeyi mutluluğa erişmenin tek koşulu olarak görür. Ancak hiçbir yenilik, reform veya düzeltme girişiminde de bulunmaz. Özgür olmadığı için hayıflanır. “Ah bir devrim olsa, her şey ne kadar da güzel olacak” hayali kurar. Bu ütopik ve hayalperest yaklaşım insanı paralize eder. Hiçbir şey yapamaz ve uyuşur. Bu sebeple bu kişilerin kafalarındaki özgürlük şablonlarını feda etmesi gerekir. Bu özgürlük fantezi-ıztırap modelinin yaşandığı alanı ve süreci, ev ve burç konumu belirler.

 

Bu gruptaki insanların:

- Özgürlük nedir?

- Neleri yapabilirsem özgür sayılırım?

- Özgürlük, yasaklar üzerinden negatif olarak mı tanımlanır; yoksa potansiyeller üzerinden pozitif mi tanımlanır?

- Kim özgürdür?

Gibi özgürlük kavramını tekrar düşünmesi gerekir. Bu kişiler, kafasındaki mevcut özgürlük kalıbının bir hayal olduğunu idrak etmelidirler. Bu özgürlük idealleştirilmiş, beklenti hâline getirilmiş, özlemlerle, fantezilerle ve nostaljiyle dolu bir ezberdir. Bu grup bu tip bir özgürlüğü arar. Tam böyle bir özgürlüğü bulduğunu, bağımsızlaştığını ve bireyleştiğini zannettiğinde, aslında bir özgürlük illüzyonuna kapıldığını anlar ve hayal kırıklığı yaşar. Bu yeni özgürlük modeli, hiç de sandığı gibi ışıltılı, mükemmel ve büyüleyici değildir. Bu düpedüz bir özgürlük yanılsamasıdır! Bu şekilde hüsrandan ve hayal kırıklığından kaçınmak için öncelikle bu yapay özgürlük şablonunu feda etmek gerekir. Bu insanlar özgürlüğün ne olduğunu bilmediğini kabul etmelidir. Özgürlük yolda öğrenilecektir.

 

Bu insanlar özgürlük kavramlarını, şablonlarını, kalıplarını ve ezberlerini bıraktıklarında şimdiki zamanda, pür dikkat kalmalı (mindfulness) ve içsel rehberliklerinin onlara özgürlük konusunda bilgi vermesini beklemelidirler. Allah, işaretleriyle, bağımsızlık şekillerini, özgürlük fırsatlarını ve bireylik modellerini onlara gösterecektir. Bireyleşme yolculuklarında, onlara yol gösterilir. Özgürlüğü bulmaları için akışta kalmaları gerekir. Özgürlüğü tatmaları için havadaki gözle görülemeyen, elle tutulamayan enerjileri fark etmelidirler. Bu akışa kendilerini özgürce bırakmalıdırlar. Ancak BİR’le birlikte akabildiklerinde gerçekten özgür olduklarını anlarlar.

 

Doğum Haritasında Uranüs Neptün Kavuşumuna sahip olanlar, bireylik konusunda kafa karışıklığı yaşar. Bu karmaşanın hangi yaşam alanında tecrübe edileceğini ev, hangi süreçlerden geçerek deneyimleneceğini de burç belirler. Bu kişilerin bireylikleri bulanıklaşmıştır. Birey, “bölünemez” anlamında, tek bir parçasını kopartsak, artık o olamayacak, bilinçliliğin en küçük ünitesidir. Birey olmak, bir topluma tüm farklılıklarını muhafaza ederek ve bunları ifade ederek katılmak demektir. Uranüs Neptün Kavuşumuna sahip kişilerin bireylik kavramları belirsizleşmiştir. Bireylikleri kaotik bir hâl almıştır. Bunun sebebi aşırı duyarlılıkları, aşırı etkilenebilirlikleri ve kolaylıkla tesir altında kalmalarıdır. Birey, tüm farklılıklarını net bir şekilde tanımlaması gereken bir ünite olmasına rağmen bu grubun bireyliği amorf, şekilsiz, biçimsiz, belirsiz ve akışkandır. Bu negatif değildir. Bu böyle olmak zorundadır. Bu kişiler önce bireylikleri eriyip, çözülüp, dağılıp; tamamen kaybolduktan sonra kendilerini akışa bırakarak birey olabilecektir. Ancak kolektif akıntıyı kabul ederlerse birey olabilirler. Özgürlük illüzyonuyla akıntıya karşı kürek çekmek acı verir. Akıntıyla beraber akıp dağılmayı kabul edenler, gerçek bireyliği tadar. Bu süreç, evin ifade ettiği konuda yaşanır.

 

Doğum Haritasında Uranüs Neptün Kavuşumuna sahip olanlar bilinenden özgürleşme hayalini kurar. Bir konuda ne açıdan farklı olduğunu gösterme idealine sahiptir. Normal kabul edilenin dışında hayalleri vardır. Bu konuyu, kavuşumun evi ve burcu belirler.

 

Doğum Haritasında Uranüs Neptün Kavuşumuna sahip olanlar bir konuda çok yüksek duyarlılıkla havadaki enerjileri, akışı ve kolektifi hisseder. Sezgisel kavrayış (Neptün) ile içe doğan bilgi (Uranüs) bu kişilere akar. Kozmik antene (Neptün) şimşek hızında (Uranüs) bilgiler çarpar. İlham (Neptün) icatçılık ile (Uranüs) birleşir. Yüksek bir esinlenmeyle (Neptün) normların dışında buluşlara (Uranüs) imza atılır. Duyarlılığın en yüksek düzeyiyle (Neptün) bilinenden özgürleştirecek (Uranüs) bakış açıları elde edilir. Çok gelişmiş, ince, sübtil bir algılama gücüyle (Neptün) yüksek bilgi içe doğar (Uranüs). Doğaüstü ve fizikötesi vizyonlar (Neptün), deha ile (Uranüs) temas eder. Akıştaki enerji sezinlenir (Neptün), böylece mevcut kalıplardan özgürleşilir (Uranüs). Tüm bu semboller, bu kişilerin bir konuda çok yüksek hassasiyete, alıcılığa, duyarlılığa, etkilenebilirliğe ve sezişe sahip olduğunu göstermektedir. Bu sezişle büyük buluşlar/icatlar yapmak, bilinenden özgürleşmek ve yenilik getirmek fırsatı vardır. Bu konunun ne olduğunu kavuşumun bulunduğu ev belirler.

 

Doğum Haritasındaki Uranüs/Neptün’ü sağlıklı kullanmak için özgürlüğe kendini adamak gerekir. Bağımsızlık için kendini feda edebilmek gerekir. Özveriyle toplumu ileri götürmek, yenilik yapmak ve herkesin bireyleşebilmesi için fedakârlıkta bulunmak şarttır. Konuyu ev konumu belirler. Bir konuda özgürlük idealine sahip olunur. O konuda bağımsızlık hayali ile güdülenilir. Eski olanı kesip atıp, yeni olanı getirmek için Allah’ın işaretleri izlenir, iç ses dinlenir ve kendine yol gösterilmesine izin verilir. Böylece normal kabul edilenin dışında, bilinenden farklı, herkesin bireyleşmesine imkân tanıyan ve herkesin farklılığını ifade edebildiği bir dünya vizyonu kurulur. Bu gruptaki her bir birey, bu vizyonu kendi Doğum Haritasında düştüğü evin ifade ettiği konuda gerçekleştirmeye çalışır.

 

1990, 1991, 1992, 1993, 1994 ve 1995 yıllarında doğanlar bu süreci ne açıdan farklı yaşıyor?

 

1990 ilâ 1995 arasında doğan bu grubun özgürlük hayali kurduğu konu hedeftir. “Ben bu hayatla ne yapacağım?” sorusu bu jenerasyonu tanımlayan sorudur. Bu gruba mensup bir bireyin kafasını meşgul eden şey hedefinin ne olduğudur. Belki tüm erken yetişkinlik yıllarını bu hedefi aramakla geçirebilir. Kendine uygun bir hedef bulmasının önündeki en büyük engeli, babalar, toplum ve gelenek tarafından belirlenmiş statü, itibar, prestij, saygınlık ve başarı modellerini idealize etmesidir. Bunların özlemini çekse de, ona getireceği sadece hayal kırıklığıdır. Aslında yapması gereken, hem bu geleneksel statü ve başarı modellerini feda etmek, hem de bunlardan özgürleşmektir. Aslında mevcut statükoda neyin başarılı sayıldığı, neye saygı gösterildiği, neyin prestijli kabul edildiği onu ilgilendirmemelidir. Tam da bu yerleşik başarı modellerine isyan etmesi; bu önceden belirlenmiş akıllı-uslu-efendi hayat yollarına başkaldırması gerekir. Eski statü, statü, itibar, prestij, saygınlık ve başarı modellerini yıkmakla yükümlüdür. Elbette bunu yapabilmesi için öncelikle bulanık, belirsiz ve çözülmüş bireylik kavramını netleştirmek zorundadır. Mindfulness egzersizleriyle akışta kalarak, meditasyonla ve şimdiki zamanda kalma egzersizleriyle, bir biçime sahip olmayan bireyliğinin akışı fark etmesine ve akış ile şekillenmesine izin vermelidir. “Olmaya” izin vermelidir. “Olurken” kendini gözlemlemelidir. Böylece artık yeni, bireyleşmeye izin veren, bireyin özgürlüğüne saygı duyan ve bireyliğine uygun bir hedefe kendisini adayabilir. Bu gruptaki kişiler, bu şekilde kendi bireyliklerine uygun bir hedef bulurlarsa, çok çalışkan, azimli, sabırlı, sorumlu ve özverili bir şekilde kendilerine özgün ve sıra dışı bir ideale kendilerini adarlar. Böylece yeni bir başarı modeli doğar. Yeni bir saygınlık kavramı ortaya çıkar. Bir hedefe adım adım gitmek, başarmak ve kendine saygı duymak yolculuğunda her bir birey kendine özgü, orijinal ve farklı bir yoldan Allah’ın işaretlerini izleyerek, kendi iç sesini dinleyerek ve akışı sezerek ilerler.

 

Bu yazıda verilen yıllar, o yılın tamamını değil, sadece belli bir kısmını kast etmektedir. Sizin Doğum Haritanızda Uranüs Neptün Kavuşumu var mı kontrol etmek için Doğum Haritanızı çıkarın.

 

Sizin Doğum Haritanızda Uranüs Neptün Kavuşumu var mı?

 

Hangi burçta?

Hangi evde?

Bu açıyı nasıl yaşıyorsunuz?

Bu yazının altına yorum olarak paylaşırsanız, geribildiriminizle bizleri zenginleştirebilirsiniz.

 

Görsel: “The Midnight Gospel”, 2020, Pendleton Ward ve Duncan Trussell, Netflix

 

Kaynakça

 

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

 

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

© 2020 by Efe Erten Astrolojik Danışmanlık. 

  • w-facebook
  • Twitter Clean
  • Beyaz Instagram Simge
  • Beyaz YouTube Simgesi
  • Beyaz Blogger Simge

 / Istanbul, Turkey